5 Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Yeni Bir Yıla Girerken “ Alışkanlıklarımızı Terk Edelim”

Yeni Bir Yıla Girerken “ Alışkanlıklarımızı Terk Edelim”
5
İklim değişikliğinin olumsuz etkileri bir yana; enerjide darboğaza gelindiği, petrol rezervlerinin azaldığı, CO2 salımının hızla arttığı, doğal afetlerin her geçen gün etkisini arttırarak sarstığı bir dünyada yaşıyoruz. “Nereye gidiyoruz?” sorusunu son günlerde sıkça sormaya başladık. İşte bu nedenle bu yazımda, bizleri etkileyen meselelerden belki de son yıllarda en çok gündemde olan ikisini, su ve enerji konularını irdelemek istiyorum.

Yaşamamız için gerekli temel madde: Su
Sağlıklı, temiz içme suyuna hasret milyarlarca insanın salgın hastalık tehlikesiyle karşı karşıya olması, mevcut su kaynaklarının kirlenmesi ve hızla azalması gibi gerçeklere karşı hala su kaynaklarını vahşice ve hızla tüketiyor olmamız büyük bir tezat oluşturmaktadır.

Dünya nüfusunun bugün üçte ikisinin karşı karşıya olduğu su kıtlığı; nüfus artışı, iklim değişikliği ve suyu kötü yönetimi nedeniyle gittikçe büyüyen bir kâbusa dönüşüyor. Eğer suyun kullanım şekli bugün olduğu gibi devam ederse, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 5 milyar insan dünyanın tatlı su ihtiyacının kısmen karşılandığı ya da hiç karşılanamadığı bölgelerinde yaşam savaşı veriyor olacak. Suyun önemine dikkat çekmek için öncelikle şu bilgileri paylaşmak yerinde olacaktır:

• Yaşamın sürdürülebilmesini sağlayan yüzeysel tatlı su kaynakları (göller ve akarsular) miktar olarak çok az bir orandadır. Temsili olarak eğer dünyadaki tüm tatlı su kaynaklarının 5 litrelik bir kabın içine sıkıştırıldığı varsayılırsa, akarsu ve göller bu kap içinde sadece iki çay kaşığına eşdeğer yer tutabilir.
• Tüm canlı yaşamının sürdürülebilmesini sağlayan ve toplam tatlı su kaynakları içinde yaklaşık % 0,3 oranında (sadece iki kaşık!) bulunan göller ve nehirlerdeki bu su mücevher değerindedir.
• Tatlı su kaynaklarının durumu insan sağlığı ile doğrudan ilgilidir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre Dünyada her gün yaklaşık 25000 kişi sağlıksız koşullarda su kullanımından dolayı ölmektedir.
• Denizlerin, denizlerdeki canlı yaşamının korunması için denizlere kavuşan akarsuların temiz akması ve göllerin korunması gerekmektedir.

Ülkemiz halen yüzey suları ve yeraltı su kaynakları açısından kendine yeter durumda olsa da iklim değişikliği, çölleşme, nüfus artışı, çarpık kentleşme, hızlı sanayileşme gibi faktörler göze alındığında su kaynaklarımızın özellikle yüzey sularının çok ciddi bir tehlike altında olduğu ortaya çıkmaktadır. Ülkemizin hızla bir su stratejisi belirlemesi, mevcut kaynakları koruma altına alması ve suyun akılcı kullanımı konusunda dev adımlar atması şarttır.

Kaynak: Yazarlarımız