YUKARI

Duyurular

Eklenme Tarihi: 29 Eylül 2014

Türkiye’nin Su Ayak İzi Raporu sürdürülebilirliği vurguluyor

  • WWF-Türkiye, Orman ve Su İşleri Bakanlığı işbirliği ve Unilever-OMO desteğiyle hazırlanan Türkiye’nin Su Ayak İzi Raporu’nda su kaynakları yönetimine yeni bir bakış açısı getiriliyor.

    Suyun ekonomi içerisindeki rolünün  daha iyi anlaşılmasını sağlayan “Su Ayak İzi” kavramını gündeme getiren rapor, Türkiye’de üretim ve tüketim döngülerinde kullanılan suyun bilinmeyen hikâyesini anlatıyor. Türkiye’nin su ayak izini ve sektörlere göre bileşenlerini ortaya koyan çalışma, üretim ve tüketimde kullanılan suyun yanı sıra Türkiye’nin ithalat ve ihracatındaki su hacmini inceleyerek ekonomideki su akışını gösteriyor. Ülkemizde gerçekleşen üretim ve tüketimin neredeyse yüzde 80’inin sınırlarımız içerisindeki su kaynaklarına dayandığını ortaya koyan rapor ayrıca, Türkiye olarak üretiminde ve uluslararası ticaretinde kritik öneme sahip olduğumuz buğday, pamuk, şeker pancarı, fındık, kuru kayısı gibi ürünlerin kapsamlı değerlendirmelerini de içeriyor. Tatlı su kaynaklarımızın sürdürülebilir yönetiminin, ülke ekonomisini doğrudan etkilediğine işaret eden çalışma, tarımsal üretimin yüzde 89 ile Türkiye’nin su ayak izinde en büyük paya sahip olduğunu da ortaya koyuyor.
     
    Su kaynaklarının kullanımı ve yönetimindeki geleneksel kalıpları yeniden gözden geçirmenin ve bunları geliştirmenin zamanının geldiğine dikkat çeken WWF-Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak “Türkiye’nin Su Ayak İzi Raporu’nun bizlere verdiği mesaj şudur: Üretim ve tüketim süreçlerimiz, iklim koşullarıyla olduğu kadar su kaynaklarının sürdürülebilirliğiyle yakından ilişkilidir. Bu nedenle, su kaynaklarının daha iyi yönetilmesini sağlamak için sosyal, ekonomik, çevresel sürdürülebilirlik ilkelerini bir bütün olarak yerine getirmemiz gerekiyor. Bu aynı zamanda, suyla ilgili bütün tarafların birlikte hareket etmesini gerektiriyor. Karar vericiler, büyüyen su ayak izini küçültmek ve olası etkilerini azaltmak için daha uygun stratejiler geliştirirken, iş dünyası ve bireyler de kendi sorumluluk alanlarında somut adımlar atmalıdır,” dedi.

    Raporun tamamı için lütfen tıklayın.

    Su ayak iziyle ilgili birkaç bilgi:

    - Su ayak izi, birim zamanda harcanan (buharlaşma dâhil) ve/veya kirletilen su miktarı ile ölçülmektedir. Bir bireyin, toplumun veya iş kolunun su ayak izi; o birey ya da toplum tarafından tüketilen mal ve hizmetlerin üretimi için kullanılan veya üreticinin mal ve hizmet üretimi için kullandığı toplam temiz su kaynaklarının miktarıdır. (Water Footprint Network, 2012)
    - Türkiye su zengini bir ülke değildir. Artan nüfusu, gelişen sanayisi ve hızla büyüyen kentleriyle Türkiye’nin 2030 yılında su sıkıntısı çeken bir ülke olacağı tahmin edilmektedir. Bu açıdan, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve yönetimi Türkiye için çok önemlidir. Su kaynakları üzerindeki tartışmaları zenginleştirmek ve anlamlı kılmak için Türkiye’nin su ayak izi dikkatle incelenmelidir. Türkiye’nin su ayak izini değerlendirirken, üretimin ve tüketimin su kullanımıyla Türkiye’nin ithalat ve ihracatında yer alan su miktarı incelenmiştir.
    - Türkiye’de tüketimin su ayak izi ile üretimin su ayak izi neredeyse eşittir. Benzer şekilde; ülkeye ithalatla giren sanal su, ihracatla çıkan sanal su miktarına denktir. Türkiye’nin sanal su ithalatının ve ihracatının birbirine neredeyse eşit olması, sanal su bütçesinin denkliğini gösterir.
    - Türkiye’nin Su Ayak İzi Raporu, ülkedeki üretimin ve tüketimin yüzde 80’inin iç su kaynaklarına dayandığını ortaya koymaktadır. Bu durum, tatlı su kaynaklarının sürdürülebilirliğinin ülke ekonomisini doğrudan etkilediğini gösterir.