YUKARI

Haberler

Eklenme Tarihi: 23 Temmuz 2020

Geleceğin küresel sorunu nüfustaki düşüş mü olacak?

  • Washington Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan yeni bir çalışma, küresel doğum oranlarının insanlığın geleceğini etkileyecek hızda bir düşüş gösterdiğini ortaya koydu. 

    Doğum oranlarındaki düşüş eğiliminin devam etmesi halinde, yüzyılın sonunda hemen hemen bütün ülkelerin nüfusu azalabilir ve bu, toplumlar üzerinde ‘inanılmaz’ etkiler yaratabilir. Washington Üniversitesi'nin sağlık istatistiklerini değerlendiren uzmanlar tarafından yapılan ve Bilim dergisi Lancet'te yayınlanan araştırmada; göç, coğrafi- demografik özellikler ve sosyo ekonomik faktörler de katılarak farklı senaryolar ortaya çıkarıldı. Buna göre; aralarında İspanya ve Japonya'nın da bulunduğu 23 ülkenin nüfusu 2100 yılında bugünkünün yarısına inmiş olabilir. Türkiye nüfusu 2017'ye göre azalmayacak ama doğum oranı giderek düşecek. Türkiye, 110 milyon civarındaki en yüksek düzeyine ulaştıktan sonra yüzyılın sonunda bunun gerisine düşeceği öngörülen ülkelerden. Bunun bir başka sonucu da ülke nüfuslarındaki 'yaşlanma' olacak. Bazı ülkelerde o yıl doğan çocukların sayısı kadar insan da 80 yaşına basacak.

     

    İşte araştırmadan bazı rakamlar

    ·      Doğurganlık oranı, yani bir kadının doğurduğu ortalama çocuk sayısı bütün dünyada düşüyor. Bu oran 2.1'in altına düşmeye başladığında nüfus da azalmaya başlıyor. (1950 yılında kadınların doğum oranı ortalama 4.7'ye kadar çıkmıştı)

    ·      Uzmanlar 2017'ye gelindiğinde doğum oranlarının dünya çapında ortalama 2.4'e kadar gerilediğini belirledi. Bu eğilim devam ederse doğum oranları 2100 yılında 1.7'ye kadar düşmüş olacak. Bunun sonucu olarak da 2064 yılında 9 milyar 700 milyon ile zirvesine ulaşması beklenen dünya nüfusu, yüzyılın sonunda 8 milyar 800 milyona inecek. 

    ·      Hesaplamalara göre; eğilimler değişmediği takdirde en çok etkilenecek ülkelerden olması beklenen Japonya'nın, 2017 yılında eriştiği en yüksek nüfus düzeyi olan 128 milyon, yüzyılın sonunda 53 milyonun altına düşebilir. 

    ·      İtalya'nın nüfusunun da benzer şekilde, benzer bir zaman dilimi içerisinde 61 milyondan 28 milyona düştüğüne tanık olabiliriz. 

    ·      Dünya çapındaki bu değişikliğin en çok etkileyeceği 23 ülkede nüfusun, yüzyılın sonunda yarıdan fazla azalması bekleniyor. Bu ülkeler arasında İspanya, Portekiz, Tayland ve Güney Kore de var. 

    ·      Şu anda dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip ülkesi olan Çin, dört yıl sonra 1 milyar 400 milyon ile zirve yapacak ama onun da nüfusunun, yüzyılın sonunda neredeyse yarıya inerek 732 milyon olması bekleniyor. O zaman dünyanın en kalabalık ülkesi Hindistan olacak. 

    ·      Türkiye, yüzyılın sonunda, nüfusu 2017'ye kıyasla azalmayacak ülkelerden biri. Ama nüfusunun, otuz-kırk yıl kadar giderek düşen bir oranla da olsa artması ve 110 milyon civarına tırmandıktan sonra gerilemeye geçerek, yüzyılın sonunda 101 milyon civarında olması öngörülüyor. 

    ·      İngiltere ise 2063 yılında 75 milyon ile nüfusunun zirvesine ulaşacak ve 2100'de yeniden 71 milyona düşecek. 

    Uzmanlar ülkelerin ötesinde küresel bir sorunla yüz yüze olunduğunu, 195 ülkeden 183'ünde doğum oranlarının mevcut nüfusun azalmasına yol açacak düzeye indiğini söylüyor.

     

    Eğitime yönelen kadın az çocuk yapıyor

    Rapora göre değişim, daha çok kadının eğitime ve çalışmaya yönelmesi ve doğum kontrol yöntemlerine daha rahat erişebilmesi ile ilgili. Kadınlar bu değişikliklerin sonucu olarak daha az sayıda çocuk sahibi olmayı seçiyor.  Yorumlara göre nüfus artış oranının düşüşü, bu bakımdan büyük bir başarı hikâyesi sayılabilir. Uzmanlar, nüfustaki azalma eğilimine karşı alınacak önlemlerin, kadınların eğitim, iş hayatı ve doğum kontrolü alanlarında büyük mücadelelerle kazanılmış haklarında gerilemeye yol açmaması gerektiği uyarısında bulunuyor. 

     

    Çevre için harika bir haber

    Uzmanlar, nüfusun artış hızı bir tehdit olarak görülürken dünya nüfusunun azalmasının çevre için harika bir haber olduğunu, daha az nüfusun karbon salımını azaltacağını, orman alanlarının daha az tahrip olacağını düşünmenin yanlış olduğunu vurguluyor. Nüfus yapısı değişiyor ve insan nüfusunun yaş ortalaması yükseliyor. Nüfusta yaşlıların oranının artması ise bir dizi olumsuz etki yaratıyor. Bu sonuçlardan bazıları şöyle özetleniyor:

    ·      Beş yaşın altındaki dünya nüfusu 2017'de 681 milyon iken, 2100 yılında 401 milyona düşecek. 

    ·      80 yaşın üzerindeki dünya nüfusu 2017'de 141 milyon iken, 2100 yılında 866

    milyona çıkacak. 

    ·      Bu kadar büyük yaşlı nüfusun olduğu bir dünyada, kim vergi ödeyecek? Yaşlıların bakım ve sağlık hizmetleri nasıl finanse edilecek? Onlara kim bakacak? İnsanlar o yıllarda, bugünkü gibi bir gün emekli olabilecekler mi? 

     

    Kaynak: BBC