YUKARI

Haberler

Eklenme Tarihi: 30 Ocak 2008

Türk Denizlerinde 3 Binden Fazla Canlı Türü

  • Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve TÜBİTAK tarafından desteklenen, "Türkiye Denizleri Faunası Veritabanı Projesi", Türkiye denizlerinde 3 binin üzerinde hayvan türünün tanımlandığını ortaya koydu.
        

    28.01.2008 Milliyet

    Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan, "Türkiye Çevre Durum Raporu"nda, Türkiye’yi çevreleyen denizlerin birbirinden farklı özelliklere sahip olmasının, barındırdığı biyolojik kaynakların da farklılaşmasını sağladığı ifade edildi. Raporda, Akdeniz’de 388, Ege Denizi’nde 389, Karadeniz’de ise 151 tür balık türü yaşadığı ifade edildi.

    Karadeniz’de hem biyolojik çeşitlilik hem de ekonomik değer açısından önemli balık türleri bulunduğu belirtilen raporda, Karadeniz faunasında yaşamını sürdüren Mersin Balığı’nın, 200 milyon yıllık tür yaşam süresi ile biyolojik zenginliğin en önemli halkaları arasında yer aldığı belirtildi.

    Mersin Balığı dışında, ekonomik değeri olan hamsi, istavrit, palamut, lüfer, çaca, kalkan, mezgit ve deniz alabalığı gibi türleri de fauna envanterinde barındıran Karadeniz sularında ayrıca, bin 619 tür mantar, alg ve yüksek su bitkisi ile bin 983 omurgasız tür yaşamını sürdürüyor.
         
    Ticari değeri olan balık sayısında düşüş

    Raporda, Karadeniz’de kirlilik, aşırı avlanma, ötrofikasyon ve habitat değişikliği gibi nedenlerden dolayı ticari önemi olan balık türü sayısının 20’den 6’ya düştüğü ifade edildi. Karadeniz’de fauna açısından en önemli tehlikelerden birinin, "yabancı türler" olduğu vurgulanan raporda, bu türlerden, "taraklı deniz anası"nın hamsi stokları, "deniz salyangozu"nun ise midye stokları üzerinde olumsuz etkilerinin bulunduğu belirtildi.
         
    Boğazlar sistemi

    İstanbul ve Çanakkale boğazları ile Marmara Denizi’nden oluşan Türk boğazlar sisteminin Doğu Akdeniz’in Ege havzası ile Karadeniz arasındaki su taşınımını sağlayan bir "iç deniz" konumunda olduğu vurgulanan raporda, sistemin palamut, torik ve lüfer benzeri balık türleri için, "biyolojik koridor" görevi gördüğü kaydedildi. Raporda, birçok balık türünün yumurtlama merkezi olan Marmara’da, son yıllarda aşırı avlanma ve kirlilik yüzünden balık faunasının olumsuz etkilendiği ifade edildi. Ege’nin derin sularından toplanan süngerlerin, yöre halkının geçim kaynakları arasında önemli yer tuttuğu belirtilen raporda, süngerlerin populasyonlarında da son yıllarda azalma görüldüğü vurgulandı.

    Akdeniz kıyılarında yaşayan Akdeniz Foku dahil 11 tür deniz memelisinin avının 1983 yılından bu yana yasak olduğu anımsatılan raporda, Akdeniz’deki balık türü çeşitliliğinin diğer denizlere göre daha fazla olduğu ifade edildi. Akdeniz’de balık türlerinden çipura, levrek, trança, yılan balığı, mercan, kum köpek balığı, müren, denizatı, kılıç balığı, ton, orkinos, kefal, iskarmoz, izmarit, kabuklu deniz canlılarından akivades, istiridye, tarak, eklem bacaklılardan karides, ıstakoz, kafadan bacaklılar familyasından ise ahtapot ve mürekkep balığı bulunuyor.

    DPT ve TÜBİTAK tarafından desteklenen, "Türkiye Denizleri Faunası Veritabanı Projesi", Türkiye denizlerinde 3 binin üzerinde türün yaşamını sürdürdüğünü ortaya koydu. Raporda, "Bunlardan, 429 tür omurgalı ve 2 bin 683’ü de omurgasız grubuna dahildir. Benzer bir çalışma, deniz bitkileri için tamamlanamadığı için henüz ülkemizi çevreleyen denizlerde yaşamakta olan deniz bitkisi tür sayısı kesin olarak bilinmemektedir" denildi

    http://teknoloji.milliyet.com.tr/detay.asp?prm=0,3640187&id=3956    

Çocuklar İçin

Keşfet ? Öyküler Kitap Kurdu