YUKARI

Röportajlar

Eklenme Tarihi: 20 Temmuz 2014

Ufuk Tarhan'dan sürdürülebilir gelecek senaryoları

  • Sürdürülebilirlik kavramı, doğası gereği gelecekle bağlantılı. Bu ilişkiyi düşünürken "Sürdürülebilir bir gelecekte bizi neler bekliyor?" dedik ve işin uzmanına danışmaya karar verdik. Fütürist Ufuk Tarhan sorulamızı cevapladı, bizimle sürdürülebilirlikten fütürizme, yenilikçi ürünlerden enerji verimliliğine farklı bilgiler paylaştı. Tarhan, "Fütürizmin yani geleceği olumlu düşünmeye, planlamaya, kurgulamaya çalışma çabalarının temelinde geleceği sürdürülebilir kılmak" olduğunu vurguladı.

    Uçan arabalar, robot hizmetçiler, programlanabilir eşyalar... Jetgiller’den bu yana geleceğin hayatıyla ilgili pek çok tahmin yürütülüyor. Geleceğin enerji dostu akıllı ürünleriyle ilgili bizimle paylaşabileceğiniz örnekler var mı?

    Artık sektörlerinin lideri olan ve ilgili pazarları domine eden tüm büyük markaların vizyonlarının ve strateji planlarının merkezinde... Ortaklarına, müşterilerine, devlete taahhütlerinde “enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik” var. Olmak zorunda. 

    Bir kaç yıl öncesine kadar bu konular “çevreci” bir yaklaşımla, PR amaçlı ve misyon, görev, sorumlu insan/kurum olmakla sınırlıydı. Daha hafif ele alınıyordu.

    Oysa son yıllarda sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği, sektörü ne olursa olsun hemen tamamının ajandasında “vizyona, temel stratejiye” dönüştü. Hal böyle olunca da daha enerji dostu, daha akıllı sistemler bulmak için AR-GE’ye, inovasyona, teknolojiye ve yetenekli insana yatırımlar arttı. Daha da artmak zorunda. 

    Rekabetin sadece pazar paylarına, marjlara, fiyatlara, ürün özelliklerine odaklı yapısı, yani “Old-School –Eski Zaman” kurallarının geçerli olduğu dönemler geride kalıyor. 

    Şimdi yeni dünyanın yeni kurallarına geçiş yapma zamanı. Bu gerekliliği gören “akıllı ve iyi” firmalar, odaklarını hızla bu konulara çevirmekteler, çevirmeliler. Tüm güçleri ile her gün daha akıllı, daha enerji dostu ürünler, yöntemler bulmaya çalışıyorlar, çalışmalılar... Çevreyi, evreni, insanlığı koruyarak büyümenin yollarını arıyorlar, aramalılar... 

    Çünkü başka çare yok! Her şeyin anında tüm dünyaya yayılabildiği iletişim çağında; firmaların “şeffaf, iyi ve akıllı” olmaktan başka çıkış yolları, sürdürülebilir büyüme yakalama olanaklar pek yok gibi...

    O yüzden sorunuza şöyle yanıt vermeliyim; gelecekte her şey enerji dostu ve akıllı olmak zorunda. Başka türlüsü mümkün değil. Şu anda buna doğru yol alan öncü ürünler tabii ki bu konularda hali hazırda en çok tüketime sebep olan, çevreye en çok zarar verenler. Yani arabalar, ev aletleri (Buzdolabı, çamaşır, bulaşık makinesi, fırın vb.), ev ve ofis binaları (ısıtma, soğutma, aydınlatma, dekorasyon vb. sistemleri).  

    Ne demişler? Bozan toplasın!

    1-2 örnek ürün, kullanım alanına göz atarsak...
    * Akıllı trafik lambalarından sinyal alan akıllı araçlar, trafik sıkışıklığı olan güzergâha girmeyip, yakıt tasarrufu yapıp, havayı kirletmemeye katkı verebilirler.
    * İçindeki ürünün barkodundaki çipi okuyan akıllı buzdolapları sürekli tüketilen ve bitmekte olan ürünlerin siparişini verip, sahibinin bütçesine, enerjisine katkı yapabilirler. Kapağını aç-kapa yaptırtmadan içinde ne var ne yok gösteren buzdolapları da epey enerji tasarruf ettirebilir. Ya da miadı dolmakta olan ürünler konusunda uyarı vererek yine bütçeye ve sağlığa dair önemli tasarruflara sebep olabilirler.  
    * Gereksiz ışıkları kapatan, gereken ısıya göre kendini sürekli ayarlayan, kullanılmayan prizdeki cihazları kontrol eden akıllı evler sayesinde de epeyce tasarruf edilebilir. 
    * Tüm evi ısıtmak/soğutmak yerine oturulunca ısınmaya/serinlemeye başlayan koltuklar, giysiler de geleceğin enerji dostu ürünlerinden olacak diye düşünüyorum. 

    Gelecek senaryolarında pek çok iddialı çözüme rastlıyoruz. Özellikle akıllı binalar ve ulaşımla ilgili dev yatırımlar dikkat çekici. Fütüristik senaryolarda sürdürülebilirlik nasıl konumlanıyor?

    Aslında “Fütürizmin” yani geleceği olumlu düşünmeye, planlamaya, kurgulamaya çalışma çabalarının temelinde “geleceği sürdürülebilir” kılmak var. Dünyaya, birbirimize zarar vermeye devam edersek gelecek olabilir mi? Çevreyi, canlıları, birbirimizi öldürdüğümüz, tükettiğimiz bir senaryoda “gelecek” mümkün mü, “sürdürülebilirlikten bahsetmek” sürdürülebilir mi? 

    Fütürist senaryoların pek çok kişi tarafından “fantezi” gibi algılanmasına, “iddialı” bulunmasına epey şaşırıyorum. Bu bakış açısını çok “iddiasız” ve “işlevsiz” buluyorum. 

    "Ütopik düşünüyorsunuz, fantastik bakıyorsunuz, sizin ayağınız yere basmıyor, aşırı hayalperestsiniz” vb. diyenlere ve böyle algılayanlara asıl ben hayretle bakıyorum!.. 

    Eğer iddialı olunacaksa sadece ve sadece “gelecek” hakkında iddialı olmamız, hatta bütün kaynakları buna seferber etmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. Çünkü gelecek yoksa hiçbir şey yok! Gelecek yoksa “the end!”. Olay bu kadar net ve açık!..  

    Bu durumda sorunuzun yanıtı; eğer sürdürebilirsek gelecek gelecek... 

    Rüzgar, güneş, su, biyoyakıt… Sürdürülebilir enerji kaynaklarının kullanımı her geçen gün artıyor. İncelediğiniz fütüristik senaryoları düşününce, sizce gelecekte en çok öne çıkacak yenilenebilir enerji türü hangisi olur? Bize bu enerji kaynağının kullanımıyla ilgili birkaç örnek verebilir misiniz?

    Kaynak çeşitliliği ve yerel yapılanmalar esas olacaktır. Hangi ülke, bölge, yöre; hangi enerji türüne uygun kaynakla daha çok donanmış ise, sahipse o tür enerji kaynağı kullanılacaktır. Herhangi bir standart oluşmasını mümkün ve akılcı bulmuyorum. Daha oyun başlamadı. Bu konulardaki teknolojik geliştirmeler, buluşlar olgunluk seviyesine gelmedi. O yüzden hali hazırda erişilebilen ve en ilkel, en pahalı konumunda olan sistem ve düzenekleri referans alarak büyük laflar etmek, yanlış planlar yapmak uygun değil. 

    İnsanlığın yaşadığı büyük gelişimin en önemli tetikleyicisi ve etkileyicisi hiç kuşku yok ki elektrik. Elektrik aynı zamanda da en temel enerji kaynağı. 

    Lütfen hatırlayalım, yaygın kullanıma geçilmeden, ilk yıllarda elektrik yerel şebekelerde üretiliyordu. Herkes kendi şebekesini kuruyordu ve elektrik üretim ve dağıtımı yereldi. Kurumsallaşması, yaygınlaşması ve bugünkü haline gelmesi, elektriğin icadından çok sonraki yıllarda oldu. 

    Yeni bir enerji devrimi arifesinde olduğumuz kesin. Dünyayı kurtarabilirsek, bunu ancak yenilenebilir enerji çözümleriyle yapmamızın mümkün olacağı ise ilkokul çocuklarının bile farkında olduğu bir gerçek. Kim, hangi toplum enerji meselesini çözerse, özgürlüğe, gelişime daha erken adım atacak, bu da apaçık ortada... Dünyadaki güç dengeleri yine, her zaman olduğu gibi enerji meselesini çözebilen toplumlar lehine el değiştirecek...  

    İşte tam bu geçiş döneminde enerji alanında yapılan çalışmalar çok önemli ve hayati. Özellikle, yaygın çözümler bulununcaya kadar "yerel enerji üretebilme kabiliyeti" belirleyici olacak. 

    Bu konuda herkesin yapabileceği bir şey olduğuna inanıyor, Sevgili Oğlumuz Mümtaz Derya Tarhan´ın ve Sn. Baha Kuban'ın büyük emek ve özveri ile hazırladıkları platformun takip edilmesini öneriyorum. Türkiye Yerel Enerji Platformu, ülkemiz elektriğinin yenilenebilir kaynaklar kullanılarak ve halk tarafından üretilmesinin yolunun açılması amacını taşıyan bir bilgi paylaşımı ve fikir alışveriş platformu. Toplumsal farkındalık yaratmayı ve yeni çözümler geliştirmek için bir araya gelmeyi hedefleyen bir sivil inisiyatif.  İncelemekte yarar var. 

    Günlük hayatınızda tercih ettiğiniz çevreci ürünler ve çözümler nelerdir?

    Tüm beyaz eşyalarımızı, klimamızı ve kombimizi enerji verimliliği en yüksek olanlardan seçtik. Enerji verimli ampul kullanmaya özen gösteriyoruz. Duş ve armatürler de suyu verimli kullanmaya elverişli olanlardan seçiliyor. Bozulanlar bu tip olanlarla değiştiriliyor. Ayrıca evde çok sıkı bir prizde cihaz bırakmayalım, elde bulaşık yıkamayalım, sabunlanırken ve diş fırçalarken suyu boşa akıtmayalım kampanyası var:) Epey işe yarıyor. Herkese tavsiye ederim.