YUKARI

Sürdürülebilir Yaşam

Eklenme Tarihi: 21 Haziran 2019

Gündemdeki 5 çevresel konu

  • Tek bir yuvamız var. Adı Dünya. Sıkıntılarını dinlemek, iş birliği yaparak iyileşmesine destek olmak görevimiz.

    Çevre ile ilgili sorunlar birbirleriyle yer değiştirerek gündemde kalmayı sürdürüyorlar. Uzmanlar 2019 yılının en önemli beş maddesini ve bugün gelinen noktadaki önemini değerlendirdiler. Bu maddelerin her biri yaşamın devamlılığı için hayati önem taşıyor ve her bir bireyin, kurumun ve hükümetin kendi ölçeğinde ortaya koyabileceği bir çok çözüm var.

    1. Biyoçeşitlilik
    Biyoçeşitlilik, dünya gezegeninin en karmaşık ve hayatın devamlılığını sağlayan özelliğidir. Gezegendeki her şey canlı ve birbirine bağlıdır. Bu dev ekosistemdeki en küçük mikroorganizmanın bile dünyanın devamlılığında benzersiz bir rolü vardır. Biyoçeşitlilik, küresel ısınma, kirlilik ve kuraklık tehdidi yüzünden tehlike altında. Dünyadaki türler, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Her konuda sürdürülebilir seçimler yapmak ve çevresel tehditler konusunda uygulanabilir fikirler üretmekle başlayabilecek çok hassas bir mücadelede birlikte hareket etme zorunluluğumuz var.

    2. Su
    Gezegende bol bol su var ama ne yazık ki dağılımı adaletli değil. Suyun dağılımı kendi başına önemli bir sorun iken, kirlilik de su kaynaklarını tehdit eden en önemli sorun olarak gündemde en önemli sırayı alıyor. Kirli su, finans sistemlerinden, günlük hayata kadar her alanı zorluyor ve daha önemlisi deniz yaşamını da tehdit ediyor. Petrol sızıntısı, bol miktarda plastik atık ve su yollarımıza giren zehirli kimyasal maddeler, yaşamın kaynağına zarar veriyor.

    3. Ormansızlaşma
    Hayatta kalmak için bitkilere ve ağaçlara ihtiyacımız var. Orman ekosisteminin gezegene sağladığı faydayı, imitasyon bir çözümle sağlama olanağımız yok. Doğal ve doğal olmayan yangınlar, kaçak kesim, ticari kullanım için toplanan kereste miktarı ormanların azalmasının en önemli etkileridir. Ormanların azalmasıyla ortaya çıkan oksijen kaybından çok daha önemli bir sorunun farkında olmalıyız. Sera gaz emisyonlarının %15’inin kaynağı ormansızlaşma. Kullandığımız kağıt miktarının azaltılmasıyla başlayacak bir dizi önlemle ormansızlaşma oranını azaltmak mümkün.

    4. Kirlilik
    Kirlilik hem bir neden, hem bir sonuç. Hemen hemen tüm çevresel tehditlerin temel nedeni kirliliğin artması.... Gezegeni tehdit eden 7 kirlilik türünden söz ediliyor: hava, su, toprak, gürültü, radyoaktif, hafif ve termal. Aslında her türlü kirlilik ve çevresel stres birbiriyle bağlantılı ve birbirini etkiliyor. Yani biriyle mücadele ederken aslında hepsi için bir adım atmış oluyoruz. En önemli ihtiyacımız işbirliği yapmak ve küçük adım diye bir şey olmadığına inanmak. En küçük adımın bile bir anlamı var.

    5. İklim Değişikliği
    Birleşmiş Milletler raporlarında daima belirtilen iklim değişikliği etki tahminlerine göre, gezegenimizin “emsalsiz değişiklikler” yaşaması önümüzdeki 12 yıl içinde mümkün olabilir. Küresel ısınmanın başlıca sebebi olan sera gazları, iklim değişikliğinin temel nedeni olarak gösteriliyor. Artan okyanus sıcaklığı, deniz yaşamını ve buradaki alışılmış ekosistemleri etkiliyor. Küresel deniz seviyelerindeki artış, topraklarımızı küçülterek, kitlesel taşkınlara ve dünya çapında hava olaylarına yol açıyor.

    Şu anda yaptığımız şeyi yapmaya devam edemeyiz. Buna devam edersek, dünya gezegeni dönüşsüz bir değişim sürecine girecek ve filmlerdeki senaryolar gerçekleşecek. Herkesin yapabileceği bir şey var. Daha az araba kullanmak, toplu taşıtları tercih etmek, kullanılmadığı zaman elektrikli aletleri kapatmak, daha az su harcamaya çalışmak, organik ürünlere yönelmek, sürdürülebilirlikle ilgili daha fazla katkı sağlamak. Evde yapılan yoğurtların bile sürdürülebilir gastronomi için bir değeri var. Herkesin ama herkesin yapabileceği bir şeyler var. Üstelik hala zamanımız var ve her ölçekte yapılabilecekler var. Aileler, çocuklarını çevre, biyoçeşitlilik, kirlilik ve kuraklık gibi çevre konularında bilinçlendirmeli. Eğitim sisteminde bu konular önemle desteklenmeli. Kurumlar, kendi ayak izlerinden başlayarak, çevresel konulardaki stratejilerini net olarak ortaya koymalı ve elbette hükümetler, iş birliği ortamından ayrılmadan gerekli regülasyonları sürdürmeli.

    Tek bir yuvamız var. Adı Dünya.