YUKARI

Enerji

Yazar: Editör | Eklenme Tarihi: 11 Eylül 2014

Üretimi azaltmadan kârı artırmanın sırrı: Enerji Verimliliği

  • Enerji verimliliği çözümleriyle üretimi azaltmaksızın daha az enerji tüketen, hatta atıklardan enerji üreten tesisler kurmak mümkün.

    Günlük hayatımızda yaptığımız tercihlerle daha az enerji tüketmek için küçük de olsa adımlar atmaya çalışıyoruz. Böylece hem daha temiz bir dünyada yaşayıp sürdürülebilir bir geleceğe yatırım yapıyor hem de elektrik ve su faturalarımızı azaltarak tasarruf etmiş oluyoruz. Kuşkusuz enerji tasarrufu için atılan tüm adımlar çok önemli fakat bu konuda en kayda değer sonuçların sanayideki enerji verimliliği çalışmalarıyla alındığını kabul etmek gerekiyor. Enerji tüketiminin büyük kısmı üretim esnasında gerçekleştiği için sanayide enerji verimliliği projeleriyle enerji konusunda ciddi tasarruf rakamlarına ulaşmak mümkün hale geliyor.

    Sanayide enerji verimliliği, üretimde azalma olmaksızın, mevcut üretim tesislerinin daha gelişmiş tasarımlar ve yeni teknolojiler kullanılarak daha az enerji tüketir hale getirilmesi anlamına geliyor. Enerji verimliliği uygulamalarında üretim, kalite ve performans düşüklüğü yaşanmaması gerekiyor. Aksine, atık olarak düşünülen kimi yan ürünler, verimlilik projeleriyle kullanılabilir yeni kaynaklar haline gelebiliyor. 

    Türkiye’de sanayi sektörü, ülkemizin toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ını ve elektrik enerjisi tüketiminin yüzde 60’ını gerçekleştiriyor. Enerjide büyük oranda dışa bağımlı olduğumuz düşünülürse, enerji verimliliğine hizmet edecek yatırımlar stratejik bir kimlik de kazanıyor. 

    Enerjinin yüksek bir maliyet kalemi olması, özellikle bazı sektörlerde enerji verimliliğini gündemin ilk maddesi haline getiriyor. Atık ısıdan enerji üretimi, atık gazların enerjilerinden faydalanarak elektrik üretilmesi, daha az yakıt tüketen teknolojilerin geliştirilmesi gibi başlıklar kuşkusuz önemli yatırımlar gerektiriyor fakat hem sürdürülebilirlik hem de verimlilik açısından alınan sonuçlar bu yatırımların son derece kârlı olduğunu kanıtlıyor. Örneğin en çok enerji tüketen sektörlerin başında gelen çimento sektöründe, klinker üretim sürecinde atmosfere salınan gazların ısı enerjisinin kullanılmasıyla elde edilen elektrik enerjisi ile tesisin tam kapasitedeki elektrik ihtiyacının yaklaşık %30'unu karşılamak mümkün hale geliyor.

    Ülkemizde en çok enerji tüketen sektörler çimento, amonyak, alüminyum, cam, çelik, gübre, kağıt, seramik, tekstik, gıda ve rafineri şeklinde sıralanıyor. Türkiye’de doğru verimlilik yatırımlarıyla, sanayi tesislerinin yüzde 95’inde, yüzde 5 ila yüzde 40 arasında enerji tasarrufu yapılabiliyor. Bazı önlemleri almak kaydıyla, hiç yatırımsız veya az miktarda bir yatırımla bile yaklaşık yüzde 10 oranında enerji tasarrufu sağlanabiliyor. 

    Enerji verimliliği demişken, yenilenebilir enerji konusunu da atlamamak gerekiyor. Enerji üretiminde fosil kaynaklar yerine rüzgâr ve güneş gibi yenilenebilir kaynakları kullanmak özellikle orta ve uzun vadede üretim girdi maliyetlerine olumlu şekilde yansıyor. “Kısa vadede neler yapılabilir?” sorusunun cevabıysa verimlilik çözümlerinde saklı. Enerji kaçaklarının önüne geçilmesi, yalıtım çözümleri, taşıma ve aydınlatma optimizasyonu gibi adımlarla günden güne daha az enerji tüketiminin yolu açılmış oluyor.

    Bu yazı Dünya gazetesinin TSKB katkısıyla hazırlanan Sürdürülebilir Vizyon köşesinde yayımlanmıştır.