YUKARI

Sergiler

Eklenme Tarihi: 09 Temmuz 2009

Türkiye’nin Son Ramsar Alanı: Kuyucuk Gölü

  • Kuyucuk Gölü Kars şehir merkezine 37 km uzaklıkta bulunup adını Arpaçay ilçesine bağlı Kuyucuk köyünden alır. Toplam 217 ha yüzey alanına sahip Kuyucuk Gölü, 1617 metre yükseklikte bulunan sığ bir göldür.

    Yazı: Dr. Çağan Şekercioğlu & Önder Cırık
    Fotoğraflar: KuzeyDoğa Derneği Arşivi

    Önemli Kuş Alanı ise 389 ha büyüklüğündedir. Gölün en derin yerinin 13 m olduğu tahmin edilmektedir. Tatlı su gölü olmasına rağmen gölde balık bulunmamaktadır. Göl kenarında Kuyucuk, Duraklı ve Carcıoğlu köyleri yer alır. Bölge halkı gölü hayvanlarını sulamak için kullanmaktadır. Bir dönem bölgede şeker pancarı tarımına izin verilmesiyle göl suyu tarlaları sulamak için kullanılmış, fakat gölün kuruması üzerine bölgede şeker pancarı tarımı yasaklanmış, böylece göl eski haline dönebilmiştir.

    Göl, konumu itibariyle dünyadaki 34 biyolojik çeşitlilik noktasından Kafkasya ve İran-Anadolu biyolojik çeşitlilik noktalarının kesiştiği bir noktada bulunur. Ayrıca, sığ bir göl olduğundan ve Afrika-Avrasya göç yolu üzerinde bulunduğundan yüksek kuş çeşitliliğine sahiptir. Bölgede bugüne kadar KuzeyDoğa Derneği ekibi tarafından yapılan çalışmalarda en az 207 kuş türünün alanı kullandığı tespit edilmiştir. Kuş göç güzergâhları göz önüne alındığında, bu sayının 250 türü geçmesi muhtemeldir. Bu türler alanı konaklama, beslenme, barınma ve üreme amaçlı kullanmaktadır. İlkbahar ve sonbahar aylarında yüksek kuş çeşitliliğine sahip göl kışın donduğu için bu dönemde alanda hemen hemen hiç su kuşu bulunmaz.

    Alanda görülen kuş türlerinden dikkuyruk ördeği (Oxyura leucocephala), sibirya kazı (Branta ruficollis) ve küçük akbaba (Neophron percnopterus) Dünya Koruma Örgütü (IUCN) kırmızı listesine göre dünya çapında Nesli Tehlikede (Endangered), tepeli pelikan (Pelecanus crispus), küçük kerkenez (Falco naumanni) ve şah kartal (Aquila heliaca) Hassas (Vulnerable), pasbaş patka ördeği (Aythya nyroca), bozkır delicesi (Circus macrourus), büyük suçulluğu (Gallinago media), çamurçullugu (Limosa limosa) ve kara kanatlı bataklık kırlangıcı (Glareola nordmanni) ise Tehlikeye Açık (Near Threatened) kategorisindedir. Angıtın (Tadorno ferruginea) dünya popülasyonunun % 10-12’si göç mevsimlerinde bu gölde konaklamaktadır. Ayrıca göl çevresinde bulunan Elymus sosnowskyi bitkisinin de nesli tehlike altındadır. Alan Önemli Kuş Alanı (TR089), Önemli Doğa Alanı (DOG025) ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahası statülerine sahiptir.

  • Kuyucuk Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, KuzeyDoğa Derneği’nin 2004’den bu yana süren çabaları sonucunda, 20 Haziran 2009 tarihinde, Türkiye’nin 13. ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun ilk Ramsar Alanı olarak ilan edilmiştir. 20.06.2009 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan, 27264 sayılı tebliğ ile Kuyucuk’ Gölü’nün Ramsar adaylığı resmen kabul edilmiştir. Bu durum, Kuyucuk Gölü’nün Adana-Samsun hattının doğusundaki 350,000 kilometrekarelik, yani Almanya büyüklüğündeki bir alandaki ilk ve tek Ramsar alanı olması anlamına gelmektedir. Bir sulak alanın Ramsar Alanı olması, buranın dünyaca önemli olduğunu tescillemekte ve bir nevi altın madalya yerine geçmektedir. Bu da, bu alanların doğa koruma ve doğa turizmi için dünyaca önem taşıdığını gösterir.

    Göl çevresinde yaşayan yöre halkının başlıca geçim kaynağı tarım ve büyükbaş hayvancılıktır. Göl çevresinde buğday, arpa ve yem bitkileri tarımının yanı sıra büyükbaş hayvan da otlatılmaktadır. Gölün temel çevre sorunları arasında göl kenarında bilinçsizce hayvan otlatılması, buna bağlı olarak kuş yaşamı için çok önemli olan sazlık bitki örtüsünün tahribi, göl kenarındaki tarlalarda suni gübre kullanımı ve yağmur ve erozyon ile bu kimyasalların göle karışması sayılabilir. Diğer potansiyel bir tehdit ise gölün hemen kuzeyinden geçen Kars-Akyaka yolunun aynı zamanda Ermenistan ile olan Doğu Kapı sınır kapımıza giden yol olması nedeniyle, sınırın açılması durumunda bu yolda taşıt trafiğinin artması ve buna bağlı olarak doğacak kirlilik ve yaban hayatına verilebilecek rahatsızlık olabilir. Sınırın açılması durumunda yolun sadece birkaç kilometrelik bölümünün 1 km daha kuzeye kaydırılması ile bu sorun çok rahat çözülebilir.

    Alan gerek doğal zenginliği, tarihsel ve kültürel değerleri, gerek köy yaşamı ve Kars’ta bulunan diğer turistik cazibe merkezlerine olan yakınlığı ile sürdürülebilir doğa turizmi için ideal bir alandır. Kuş, doğa ve kültür turistleri için ideal bir cazibe merkezidir. Bölgede bu potansiyeli değerlendirmek için yerel yönetimler ve ilgili sivil toplum kuruluşları çeşitli çalışmalar yürütmektedir.

  • KuzeyDoğa Derneği 2004 yılından beri alanda bilimsel araştırma, kuş halkalama, sulak alan restorasyon, çevre eğitimi, doğa turizminin geliştirilmesi, yöre halkının bilincinin arttırılması, faydalı bitkiler ve tanıtım konularında çalışmaktadır. Bu yıl itibariyle Dernek alanın üreyen kuşları ve kelebekleriyle ilgili bir çalışma daha başlatmıştır. Alanda Kars-Iğdır Doğal Zenginlik Projesi ekibi tarafından 17 Eylül 2004’de gözlemlenmiş 20,000’den fazla angıt, bu türün dünya nüfusunun yaklaşık %12’sini oluşturmaktadır. Bu gözlemden bir yıl sonra, 7 Eylül 2005’de, Kuyucuk Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ilan edilmiştir.

    Alanda KuzeyDoğa Derneği tarafından yapılan çalışmalar 2008 Mayısında İngiltere’nin en prestijli çevre ödülü sayılan Whitley Doğa Koruma Vakfı (WFN) altın ödülüyle ödüllendirilmiştir. 2009 Mayıs ayında ise Kuyucuk Gölü ve Kars, KuzeyDoğa Derneği’nin yapmış olduğu başvuru üzerine, bu sene “Turizm ve Korunan Alanlar” temasıyla gerçekleştirilen Avrupa’nın Seçkin Destinasyonları (European Destinations of Excellence - EDEN) yarışmasında Türkiye birincisi olmuştur.

    Kuyucuk Gölü EDEN finalinde Yedigöller Milli Parkı ve Abant Gölü Tabiat Parkı (Bolu), Gideros Köyü Doğal Sit Alanı (Cide / Kastamonu) ve Uluabat Gölü Sulak Alanı (Uluabat / Bursa) ile yarışmıştır. Kazanan Kuyucuk Gölü ve Kars, Avrupa Komisyonu’na Türkiye adayı olarak sunulacaktır. Avrupa Komisyonu, seçilen destinasyonların Avrupa çapında tanıtımını yaparak, Avrupalı turistlerin bu destinasyonları tercih etmesini teşvik etmekte ve kazanan destinasyonlar arasında bir ağ kurmaktadır. Böylelikle Kuyucuk Gölü ve Kars ili Avrupa çapında tanıtım fırsatını yakalamıştır. Bu durumun alandaki doğa turizmini ve özellikle de kuş gözlemciliğini arttırması beklenmektedir.

  • Kuyucuk Gölü’nü 2008 yılında 80’i yabancı 500’ün üzerinde turist ziyaret etmiştir. Kars Valiliği köyde bulunan eski öğretmen lojmanını tadilattan geçirerek KuzeyDoğa Derneği ile birlikte 6 kişilik yatma kapasitesi olan bir konukevi kurmuştur. İlk kez 2-5 Ekim 2008 tarihlerinde organize edilen Kuyucuk Doğa Festivali’ne Kars’tan, çevre köylerden, Türkiye’nin çeşitli yerlerinden 400 doğaseverin katılım sağlanmıştır. Aynı festival 2-4 Ekim 2009 tarihinde Kuyucuk’ta tekrar yapılacaktır. Ayrıca, Alanın Valilik ve ilgili Bakanlıklarla işbirliği içinde korunması, tanıtılması ve sürdürülebilir şekilde kullanılması yönünde gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında Kuyucuk Köyü’nde bir ziyaretçi, eğitim, bilgilendirme ve konaklama merkezinin kurulması gündemdedir. Böylelikle hem alanın korunması ve tanıtılması sağlanacak, hem de alana gelen doğa turistlerinin bıraktığı para yöre halkına ek gelir sağlayacaktır.

    Kuyucuk Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi Halkalama Çalışmaları
    2008 yılında çoğunluğunu kıyı kuşları, kırlangıçlar, kum kırlangıçları ve toygarların oluşturduğu toplam 72 türden 1932 adet kuş halkalanmıştır. 8 Eylül 2008’de halkalanan bir çıkrıkçın ördeği, maalesef 20 Mart 2009’da, bir Fransız avcı tarafından Kazakistan’ın Rusya sınırındaki Volga Deltası’nda vurulmuştur. Çok üzücü bu olayın tek olumlu tarafı, bu veri sayesinde önemli bir geri bildirim edilmiş olmasıdır. Çıkrıkçın, halkalandıktan sonra 777 kilometre uçarak kışladığı Volga Deltası’na varmıştır.

  • Türkiye’de Yaban Hayatı ve Doğa Koruma İçin Yapılmış İlk Ada
    Doğu Anadolu'nun ilk Ramsar alanı Kars Kuyucuk Gölü Kuş Cenneti’ni ikiye bölen eski toprak yol, Mart-Mayıs 2009 ayları arasında kuşların emniyetle üreyebileceği bir adaya dönüştürülerek, çevre korumada Türkiye’de bir ilk gerçekleştirilmiştir. 12 Mart 2009’da Kars Valiliği, Arpaçay Kaymakamlığı, KuzeyDoğa Derneği, Kafkas Üniversitesi, Kars İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, Kars İl Özel İdaresi, DSİ ve çevre köylerden gelen temsilcilerle yapılan bir toplantıdan sonra, Kars Valisi Mehmet Ufuk Erden, Kuyucuk Gölü’nün içinden geçen eski yolun, ekolojik prensiplere uygun olarak kuşlara sığınak olacak bir ada haline getirilmesi direktifini vermiştir. 19 Mart’da başlayan ada yapım çalışmaları, KuzeyDoğa Derneği ekibi, Kaliforniya Eyalet Üniversitesi sulak alan restorasyon profesörü Dr. Sean Anderson ve Stanford Üniversitesi’nden ekolog Dr. Çağan Şekercioğlu’nun gözetiminde, bilimsel kuş üreme adası yapım metodolojisi takip edilerek gerçekleştirilmiştir. Kars Valisi’nin desteğiyle iki ay gibi rekor bir sürede tamamlanan 200 metre uzunluğundaki ada, Türkiye’de doğa koruma amacıyla yaratılan ilk ada olarak tarihe geçmiştir. Denizi bile olmayan Kars’da yapılan ve İstanbul’daki Galatasaray Adası’ndan daha büyük olan bu adanın, Doğu Anadolu’daki ilk insan yapımı ada olduğu tahmin edilmektedir. Eski Kars-Akyaka yolunun ikiye böldüğü dünyaca Önemli Doğa Alanı Kuyucuk Golü’nün kuzey ve güneyinin tekrar birleşmesi de, göldeki doğal su döngüsünü geri getirmiştir. Türkiye’nin doğa koruma amacıyla yapılan ilk adası bölgedeki turizmin artmasında da etkili olacaktır.

    Adanın yapımı için yolun iki tarafından 50’şer metre kepçelerle alınarak geride kalan 200 metrelik kısmın güneyine eklenmiş, bu şekilde adanın alanı genişletilmiştir. Bu sayede daha da fazla kuşun üreyebileceği adanın kuzey kıyısına, Kars İli Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından bölgenin ekosistemine uygun ağaçlar dikilmiştir. Farklı kuş türlerini barındırabilmesi için adanın güney kısmı suya kademeli olarak alçaltılmıştır. Karabatak ve balıkçılların üreyebilmesi için yuva platformları da dikilmesi planlanan ada, insan, evcil hayvan ve tilkilerin giremeyeceği, yüzlerce kuşun emniyet içinde üreyebileceği bir sığınağa dönüşmüştür.

    Kuyucuk Gölü’nde yapılan bu çalışma Türkiye doğa koruma tarihinde yaban hayatının korunması amacıyla yapılmış ilk ada çalışması olmuştur. Şimdiden, daha önce Kuyucuk’ta yuvasına rastlanmamış 4 çift uzun bacak adaya yuva yapmış ve yüzlerce angıt yerleşmiştir. Adanın etrafında ineklerin ulaşamadığı ve hızla büyüyen sazlıklarda balaban ve balıkçıllar beslenmektedir.

  • Adaya ekilen 93 söğüt ve karaağacı örümcek kuşları benimsemiş ve alanda düzenli olarak kara alınlı ve kızıl sırtlı örümcekkuşu gözlemlenmiştir. Kuyucuk Gölü’ndeki kuşların korunması için çok önemli olmasının yanı sıra, bu ada Kars’ı Türkiye ve dünyada tanıtacak, bölgedeki doğa turizmini de arttıracaktır. Kuyucuk Gölü’ndeki ekolojik restorasyon çalışmaların temeli olan bu ada, aynı zamanda Türkiye’deki diğer doğa koruma ve ekolojik restorasyon projelerine de yol gösterecektir.

    Türkiye’deki 465 kuş türünün yarısından fazlasını barındırdığını tahmin ettiğimiz gölde, aşırı otlatma nedeniyle kuşların saklanıp üreyebileceği sazlıklar yok olmuş durumdadır. 219 hektarlık gölün 7,8 kilometrelik çevresinde 5500’ün üzerinde hayvan otlamaktadır. Gölün etrafında yaşayan tilkiler, göl kıyısında yuva yapan kuşları tehdit eden diğer bir faktördür. Saklanabilecekleri sazlıklardan mahrum olan ve tilkiler tarafından avlanan kuşlar için, tilki, evcil hayvan ve insanların ulaşamayacağı bu ada, önemli bir yuva yapma alanı haline gelerek bölgedeki kuş nüfusunu arttıracaktır. Adanın yapımıyla Kuyucuk Gölü’nün kuzey ve güney kesimleri tekrar birleşmiş ve su döngüsü doğal haline gelmiştir. Adanın iki tarafındaki kanallardan su kuşları karaya çıkmaya gerek duymadan kuzeyden güneye geçebilmektedir. Eski yolun kestiği Kuyucuk Gölü’nün iki yarısının tekrar birbirine bağlanması, gölün ekolojisi için de çok faydalı olmuş ve gölün kurumaya doğru giden kuzey kısmının tekrar hayata dönmesini sağlamıştır.

    Adada otlatma olmayacağı için, sazlıklar geri gelmektedir. Manyas Kuş Cenneti’ndeki gibi önemli bir su kuşu kolonisinin ortaya çıkacağı umulmaktadır. Bu girişimler ile artan kuş sayısı ve adanın duyulması, yöredeki doğa turizmini de arttıracak, çevredeki Kuyucuk, Duraklı, Carcıoğlu ve diğer köylerin ekonomilerine önemli katkı sağlanacaktır. Türkiye’de bir ilk ve dünyadaki ender örneklerden biri olan bu ada, Kuyucuk Gölü’nü tam anlamıyla bir kuş cenneti haline getirecek ve Kars’ın ismini dünyaya duyuracaktır.

    Türkiye’nin tüm kuşçuları, adayı, düzinelerce türden onbinlerce kuşu, Kuyucuk Gölü’nü ve Kars’ın diğer güzelliklerini görmek için, 2-4 Ekim 2009 tarihleri arasında, Dünya Kuş Gözlem Günü’ndeki II. Kars Kuyucuk Doğa Festivali’ne davetlidir.

  • Ramsar Nedir?
    İran'ın bir şehri olan Ramsar'da 1971'de imzalanan anlaşma sonucu dünyanın en önemli sulak alanlarının tescillenmesine karar verilmiştir. Ramsar statüsü kazanmak, bir sulak alanın bir nevi altın madalya ya da beş yıldız kazanması demektir. Bir yerin Ramsar Alanı olması için Dünya Ramsar Sekreterliği'nin belirlediği bilimsel kriterlere uygunluk göstermesi ve dünya çapında önem taşıması gerekmektedir. Bu kriterlere uygunluk sağlayan alanları değerlendirip, Ramsar Sekreterliği'ne yollama kararını, sadece ülkenin sulak alanlar komisyonu verebilmektedir. Dokuz kriterden birini karşılamak Ramsar Alanı olmaya hak kazanmak anlamına gelmektedir. Son beş yıldır KuzeyDoğa Derneği’nin, Kuyucuk Gölü'nde topladığı bilimsel veriler ise, alanın bir değil, beş ayrı Ramsar kriterini karşıladığını göstermiştir.

    Avrupa’nın Seçkin Destinasyonları Programı (EDEN) nedir?
    Avrupa Komisyonu’nun 2006 yılından beri her yıl farklı tema başlıklarıyla sürdürdüğü bir programdır. Bu programın amacı Avrupa turist destinasyonlarının görünürlüğünü artırmak, Avrupa’nın turist çeşitliliği ve niteliğinin fark edilmesini sağlamak, turist akışını az bilinen destinasyonlara doğru yönelterek dönemsel ve bölgesel turist yoğunluğunu dengelemeye yardımcı olmak, Avrupa seviyesinde iyi uygulamaların karşılıklı değişimi için platform yaratmak, ödül verilen destinasyonlar arası ağ kurulmasını teşvik etmek, diğer destinasyonları, sürdürülebilir turizm gelişim modeline uyum sağlamaya yönelik olarak teşvik etmektir.
    Alanla ilgili daha fazla bilgi için: www.kuzeydoga.org

  • D. Çağan Şekercioğlu
    1975 yılında İstanbul’da doğdu. Harvard Üniversitesi’nde biyoloji ve antropoloji okudu. Şu an Stanford Üniversitesi Koruma Biyolojisi bölümünde öğretim görevlisi ve KuzeyDoğa Derneği Başkanı’dır. Uzmanlık alanları toplum temelli doğa koruma, ekoloji, ornitoloji ve tropikal biyolojidir. Dünyada kuş türlerinin neslinin tükenmesinin sebepleri ve sonuçları üzerine doktora yapmıştır. Bazı canlı gruplarının nesillerinin tükenmesi eğiliminin arkasındaki nedenleri araştırmak için Alaska, Angola, Colorado, Kosta Rika, Etiyopya ve Türkiye’de kuş araştırma çalışmaları yürüttü.

    Şu an Kosta Rika’da insan baskısının çok yoğun olduğu alanlarda tropik orman kuşlarının neslinin tükenmesinin ve yaşamlarını sürdürebilmelerinin arkasındaki nedenleri anlamak için kuş halkalama ve radyo telemetri çalışmalar yapıyor. Tüm dünya kuşları veritabanını derlemeye ve analiz etmeye devam ediyor. Böylelikle kuş yaşamını ve dağılımını tehdit eden tehditleri ve yok olma korelasyonlarını anlamaya çalışmakta ve tozlaşma, tohum saçılımı ve böcek kontrolü gibi kuş merkezli ekosistem işlemleri ve hizmetleri üzerinde kuşların nesillerinin tükenmesinin ne gibi bir etkisi olacağını araştırıyor. Bu deneysel çalışmalara ek olarak Christensen Vakfı'nın desteğiyle Türkiye ve Etiyopya’da toplum temelli doğa koruma çalışmaları yürütüyor. Çalışmaların amaçları doğa koruma eğitimi, araştırma, kapasite geliştirme ve doğa turizminin artmasıyla gelir elde edilmesi, özellikle de kuş gözlem turizminin geliştirilmesi, gelişen dünyada toplum temelli doğa koruma çalışmalarının çoğalması, biyolojik çeşitliliğin korunmasında özel sektörün rolünü artmasıdır. Kendisinin nihai amacı en az insanlar kadar korumaya çalıştıkları yaban hayatının da doğa korumadan faydalanmasını garantilerken canlıların neslinin ve kritik ekosistem işlemlerinin çöküşünü engellemektir.