YUKARI

Ekosistemler

Eklenme Tarihi: 21 Ocak 2026

Terk edilen doğal alanlara ne oluyor?

  • İnsan eliyle terk edilen bölgelerde doğa yeniden hayat buluyor. Bu dönüşüm, krizlerle değil bilinçli tercihlerle mümkün olabilir mi?

    Savaş, çevre felaketleri ya da endüstriyel kazalar sonucu insan yaşamına kapanan bazı bölgeler, zamanla beklenmedik bir şekilde doğanın yeniden canlandığı alanlara dönüştü. Bu “terk edilmiş doğal bölgeler” resmî bir koruma statüsüne sahip olmasalar da, insan müdahalesinin azalması sayesinde pek çok canlı türü için güvenli bir yaşam alanı haline geldi. Ancak bu hikâyeler sadece doğanın zaferini değil, aynı zamanda insanlığın bıraktığı ağır izleri de taşıyor.

    İnsanın geri çekilişi, doğanın ilerlemesi mi?
    Terk edilmiş doğal bölgelerin artışı tesadüf değil. Günümüzde iklim krizi, silahlı çatışmalar, nükleer sızıntılar ve ağır sanayi faaliyetleri nedeniyle bazı alanlar insanlar için yaşanamaz hâle geliyor. Ancak bu alanlar doğa için hâlâ umut taşıyor. İnsan etkisinin ortadan kalkması, bitki örtüsünün yeniden yayılmasına, hayvan popülasyonlarının geri dönmesine ve ekosistemlerin kendi kendini onarmasına fırsat tanıyor.
    Bu durum, doğanın yokluğumuzda ne kadar hızlı toparlanabildiğini gösterse de, aynı zamanda zor bir gerçeğe de işaret ediyor: Doğaya alan açmak için illa felaket mi yaşanmalı?

    “İstem dışı” doğal alan
    Bu bölgeler genellikle haritalarda “yasak,” “girilmez” ya da “tehlikeli” olarak işaretlenmiş oluyor. Ancak insan adımının eksikliği, bu alanları hayvanlar ve bitkiler için beklenmedik sığınaklara dönüştürüyor. Çernobil çevresindeki ormanlarda çoğalan kurtlar ve geyikler, Kore’nin askerden arındırılmış bölgesinde korunan kuş türleri ve ABD’deki eski nükleer test alanlarında gelişen ekosistemler bu duruma örnek.
    Bu alanlar resmî olarak bir “doğal park” ya da “koruma bölgesi” statüsünde olmasa da insan etkisinin çekilmesi onları fiilen bir doğa koruma alanına dönüştürüyor. Bu yüzden bazı uzmanlar bu tür alanları “görünmeyen koruma bölgeleri” olarak adlandırıyor. Ancak bu korumanın temeli barış, bilinç ya da plan değil; tehlike, terk ediliş ve kriz.

    İklim krizi çağında doğaya zorunlu alan açmak
    Bugün yaşanan iklim krizi, sadece hava olaylarını değil, yaşam alanlarını da dönüştürüyor. Deniz seviyesinin yükselmesi, kuraklıklar, aşırı sıcaklıklar ve orman yangınları; insanları göç etmeye, bazı bölgeleri terk etmeye zorluyor. Bu da istemeden de olsa, doğaya alan açıyor.
    Ancak burada yüzleşmemiz gereken temel soru şu: doğanın iyileşmesi için insanın ortadan kalkması mı gerekiyor? Terk edilen doğal bölgeler, doğanın direnç gücünü gösterse de aynı zamanda insanlığın bıraktığı tahribatın sessiz kanıtları. Kalıcı kirlilik, radyoaktif atıklar, patlamamış mühimmatlar ve hasar görmüş ekosistemler, bu iyileşmenin sınırlarını çiziyor.

    Doğanın kendini yenileyebilmesi için krizlerin değil, bilinçli kararların ve koruma odaklı politikaların devreye girmesi gerekiyor. Aksi halde, doğa için açılan her yeni alan, insanlık için bir başka kaybın işareti olabilir.

Çocuklar İçin

Keşfet ? Öyküler Kitap Kurdu