YUKARI

Ekosistemler

Eklenme Tarihi: 04 Mayıs 2026

Toprak altındaki her 5 türden 1’i tehdit altında

  • Toprak altındaki türlerin her 5’inden 1’i yok olma riski altında. Yeni araştırma, görünmeyen biyoçeşitlilik krizine dikkat çekiyor.

    Nesli tükenmekte olan penguenler, kutup ayıları ya da pandalar genellikle manşetlere taşınıyor. Ancak ayaklarımızın altındaki toprakta çok daha büyük bir biyoçeşitlilik krizi yaşanıyor.
    Nisan 2026’da yayımlanan yeni bir araştırma, toprak bağımlı türlerin yüzde 20’sinin küresel ölçekte tehdit altında olduğunu ortaya koyuyor. Conservation International ve International Union for Conservation of Nature liderliğinde 44 bilim insanının yürüttüğü çalışma, Cambridge University Press tarafından yayımlandı.

    Araştırmanın bulguları
    Araştırmada 8.653 toprak bağımlı tür incelendi. Bunların 1.758’i küresel ölçekte tehdit altında olarak sınıflandırıldı. 1.722 tür için ise yeterli veri bulunmuyor. 35 türün küresel ölçekte soyu tükenmiş olabileceği belirtiliyor.
    İncelenen türlerin yüzde 40’ından fazlası ya tehdit altında ya da durumu belirsiz.
    Araştırmanın baş yazarı Neil Cox, toprak bağımlı türlerin biyoçeşitlilik çalışmalarında büyük ölçüde göz ardı edildiğini vurguluyor. Bu grupların, IUCN kırmızı liste ve koruma süreçlerinde yeterince temsil edilmediğini belirtiyor.

    Toprak bağımlı tür nedir?
    Bilinen türlerin yaklaşık yüzde 59’u yalnızca toprakta yaşıyor. Bu gruba omurgasızlar, bitkiler ve mantarlar dahil. Bu canlılar tarım, karbon depolama ve ekosistem işleyişi için kritik rol oynuyor.
    Toprak bağımlı türler, iklim düzenleme, toprak oluşumu ve ayrışma gibi temel süreçleri yürütüyor.
    2025’te yayımlanan bir çalışma, sağlıklı toprakların küresel ısınmayı sınırlamak için gerekli emisyonların yüzde 27’sini tutabileceğini gösteriyor. Bu, yılda yaklaşık 3,38 gigaton karbondioksite karşılık geliyor.
    Ayrışma süreci bu rolün en somut örneklerinden biri. Bitki ve hayvan kalıntıları toprağa karışırken bu süreci toprak canlıları ve mantarlar yürütüyor. Bu döngü kesildiğinde besin maddeleri toprağa geri dönmüyor.

    Kısır döngü riski
    Toprak biyoçeşitliliğinin azalması doğrudan tarımsal verimi etkiliyor. Ancak asıl risk, bunun bir kısır döngüye dönüşmesi.
    Verim düştüğünde üretimi korumak için daha fazla gübre ve kimyasal kullanılıyor. Bu da topraktaki canlılığı daha da azaltıyor.
    Bu döngü, toprak kimyasını bozuyor ve çevresel etkileri genişletiyor. Araştırmaya göre en yüksek risk, yoğun tarım yapılan Batı Avrupa ve Kuzey Amerika gibi bölgelerde görülüyor.

    Ne yapılmalı?
    Araştırma, toprak biyoçeşitliliği için özel bir görev gücü kurulmasını öneriyor. Aynı zamanda tarım ve doğa koruma alanlarının birlikte çalışması gerektiğini vurguluyor.
    Bilginin çiftçilere, karar vericilere ve kamuoyuna daha etkin aktarılması da kritik görülüyor.
    Toprakta yaşanan bu kayıp, yalnızca doğa meselesi değil. Gıda üretimi, iklim dengesi ve ekosistemlerin sürdürülebilirliği doğrudan bu görünmeyen dünyaya bağlı.

    Kaynak:
    IUCN 2026, Conservation International 2026,
    Cambridge University Press 2026,
    Earth.org 2026

Çocuklar İçin

Keşfet ? Öyküler Kitap Kurdu