YUKARI

Sürdürülebilir Yaşam

Eklenme Tarihi: 14 Ağustos 2018

Et tadında etsiz burger olur mu?

  • Impossible Foods’un gerçek et tadındaki bitkisel proteinli burgerleri, gıda tedarik sistemini hack’leyerek et tadında etsiz burgerin "imkansız" olmadığını söylüyor.
     

    Dünyadaki arazilerin neredeyse yarısı, hayvancılık ve yem üretiminde kullanılıyor. Bu üretimin gerçekleşmesi için gereken su miktarı ise toplam su tüketiminin %25’ine ulaşıyor. Ekosisteme bu tip olumsuz etkileri olan endüstriyel hayvancılık, sera gazı salımı nedeniyle iklim değişikliğini de olumsuz etkiliyor. Tüm bunlara rağmen et, temel besin maddeleri arasındaki yerini koruyor. Et tüketimini azaltmak ekonomik ve çevresel açıdan olumlu etkiler getirecek olsa da alışkanlıklar ağır basıyor. 
     
    Et yemekten keyfi olarak vazgeçmek hala azınlıkta kalan bir tercih. Bununla beraber et tüketimini azaltacak ve et üretimini daha sürdürülebilir hale getirecek modeller de artıyor. Bu amaçla yapılan çalışmalara daha önce Çevreciyiz’de yer vermiştik. Kimi girişimler artık meyve suyu posalarından lezzetli hamburger köfteleri üretiyor kimileri işin içine teknoloji katıp laboratuvar ortamında hayvan hücrelerinden et ve tavuk üretimi yapıyor.
     
    Yine teknolojiyi kullanan fakat bitkisel girdilerle çalışan başka bir girişimse Impossible Foods. Impossible Foods’un çıkış noktası, et için hayvanlar yerine bitkilerin kullanılması. Böylece gezegene zarar vermeden et yemek mümkün hale gelebiliyor. “Bitki kaynaklı burger” fikri pek yeni sayılmayabilir. Bugün pek çok burger büfesinde bile sebze burger mevcut. Impossible Foods’u bu burgerlerden ayıran şey ise, tadının gerçekten et gibi olması. Deneyenler, bu sebze köftesinin kokusunun, tadının, görüntüsünün ve hatta hissiyatının aynı et gibi olduğunu belirtiyor.


     
    Firma bu konuda iddialı. O kadar ki, etin sadece tadı ve dokusunu değil, diğer özelliklerini de taklit ettiklerini belirtiyorlar. Örneğin burgerinizi az pişmiş mi tercih ediyorsunuz? Impossible Foods ile bu mümkün. Zira hazırladıkları burger köftesi, tıpkı az pişmiş et gibi “kanlı” servis edilebiliyor. Tabii ki bu gerçek kan değil. Marifet bitkisel bir proteinde. İmkansız burger köftesi bu şekilde sulu ve “kanlı” olmasını hemoglobin’in bir bileşeni olan “heme”e borçlu. Heme, kandaki hemoglobin proteininde, kaslarda ise myoglobin’de bulunuyor. Bu yeni nesil burgerlerin hayata geçmesini sağlayan şey, heme’in soya kökü gibi bitkilerde de bulunabilmesi. Bitkilerde leghemoglobin’de bulunan heme, etten üretilmeyen burgerlerin et tadı ve aromasında olmasını sağlıyor. 

    Et tadında sebze burger yapmak oldukça karışık bir süreç. Basit bir anlatımla, soyada bulunan leghemoglobin mayalanarak çoğaltılıyor, mayadan ayrıştırılıyor, ete lezzet verecek diğer aromalar buharlaştırma yoluyla elde edilerek bu harca ekleniyor. 

    Etin dokusunun taklidi için de bitkilerin farklı özelliklerinden faydalanılıyor. Örneğin buğday proteini hamburger köftesinin daha sıkı olmasını sağlarken, patates proteini köftenin su tutmasını ve pişirirken dağılmamasını sağlıyor. 

    Tabii ki bu kadar çok laboratuvar işlemi ve soya leghemoglobin’in dönüşümü gıda sağlığı açısından soru işaretlerini getiriyor. Bu nedenle Impossible Foods FDA onaylı olduğunu sitesinde özellikle belirtiyor. 
     
     

    Impossible Foods’un paylaştığı bilgilere göre:

     
    Amerikalılar, tükettikleri kıymanın yarısını Impossible Foods üretimi kıyma ile değiştirirlerse,
    - Atmosfere 45 milyon metrik ton daha az karbon salımı gerçekleşir ki bu rakam 11 milyon aracın bir yıllığına trafiğe çıkmamasına eşdeğerdir.
    - 90 milyon Amerikalının bir yıllık toplam su tüketimi olan 3,2 trilyon galon kadar su tasarrufu yapılır.
    - Şu anda besicilik ve yemcilik amacıyla kullanılan 190.000 kilometre karelik alan yeniden doğal hayata kazandırılabilir. Bu durum da karbon emisyonuna olumlu yansır.
     
    Impossible Foods gibi girişimler, gıda üretimi için hayvanlara duyulan ihtiyacı sıfırlayarak, sürdürülebilir bir gıda sisteminin kurulmasında önemli rol oynuyor. 
    Impossible Burger, şu anda büyük kısmı Amerika’daki 3000 noktada satılıyor. Üretici Impossible Foods ise 300 milyon dolarlık yatırım almış durumda.