YUKARI

Çevre Koruma

Eklenme Tarihi: 12 Ocak 2026

Plastik kirliliği neden hâlâ kontrol edilemiyor?

  • Tüm dünyada plastik krizi büyürken, çözüm girişimleri yerinde sayıyor. Bugüne kadar üretilmiş tüm plastiklerin yalnızca yaklaşık yüzde dokuzu geri dönüştürüldü.

    Plastik kirliliği artık yalnızca çevre haberi değil, küresel bir kriz başlığı. Her yıl yaklaşık 400 milyon ton plastik üretiliyor ve bu miktarın önemli bir bölümü doğaya karışıyor. Okyanuslar, nehirler, topraklar ve hatta insan bedeni, mikro ve makroplastiklerle dolup taşıyor. Tüm bu tabloya rağmen, hâlâ etkili ve bağlayıcı bir küresel çözüm hayata geçmiş değil. Dünya, bu sorunu onlarca yıldır biliyor, konuşuyor ve hatta çözüm arıyor. Ancak plastik üretimi azalmıyor, geri dönüşüm oranları çok düşük kalıyor, politik müzakereler sonuçsuz kalıyor. Kısacası, plastik krizi büyürken, çözüm girişimleri yerinde sayıyor. Peki, bu kadar çok bilgi, farkındalık ve çözüm önerisine rağmen, plastik neden hâlâ kontrol altına alınamıyor?

    Plastik üretimi neden durmuyor?
    Plastik, modern ekonominin en yaygın malzemelerinden biri. Hafif, dayanıklı, ucuz ve çok yönlü olması nedeniyle hemen her sektörde yaygın olarak kullanılıyor. Ambalajdan otomotive, teknolojiden tarıma kadar plastik artık her yerde. 1950 yılında yalnızca iki milyon ton plastik üretilirken, 2015’te bu miktar 419 milyon tona çıktı. Bugün ise bu rakam 400 milyon tonun üzerinde seyrediyor ve her yıl artmaya devam ediyor. Bu artışın en büyük sebeplerinden biri tek kullanımlık plastiklerin hâlâ yoğun şekilde tercih edilmesi. Üstelik plastik üretiminin büyük bir bölümü fosil yakıtlara dayalı. Bu nedenle, bazı ülkeler için plastik üretimi ekonomik ve stratejik bir sektör olarak görülüyor. Bu da uluslararası düzeyde üretimi sınırlayacak adımların önünü tıkıyor.

    Geri dönüşüm neden işe yaramıyor?
    Plastiğin geri dönüştürülme oranı dünya genelinde oldukça düşük. Bugüne kadar üretilmiş tüm plastiklerin yalnızca yaklaşık yüzde dokuzu geri dönüştürüldü. Yüzde doksan bir oranındaki plastik ya yakıldı ya da doğaya karıştı Bunun başlıca nedenleri:
    • Plastiklerin çoğu geri dönüştürülmeye uygun şekilde tasarlanmıyor.
    • Geri dönüşüm altyapısı pek çok ülkede yetersiz.
    • Plastik türleri birbirinden farklı ve karışık plastiklerin ayrıştırılması maliyetli.
    • Geri dönüştürülmüş plastiğin kalitesi genellikle düşüyor. Bu da, pazarlanabilirliğini azaltıyor.
    • Geri dönüşüm tek başına çözüm değil. Plastik üretiminin baştan azaltılması gerekiyor. Ancak mevcut ekonomik yapı, azaltma yerine yeniden kullanım ve dönüşümün sınırlarında kalıyor.

    Mikroplastikler görünmeyen büyük tehdit
    Plastikler zamanla parçalanarak mikroplastiklere dönüşüyor. Bu küçük parçacıklar yalnızca denizlerde değil, içme suyunda, toprakta ve hatta havada bile tespit ediliyor. Araştırmalar, mikroplastiklerin balıklardan kuşlara, hatta insan bedenine kadar girdiğini gösteriyor. İnsan kanında, akciğer dokularında ve anne sütünde mikroplastik izlerine rastlanmış olması, tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor. Ancak bu görünmeyen kirleticiler henüz yeterince düzenlemeye tabi değil. Bu da plastik kirliliğinin sağlık boyutunun hâlâ yeterince ciddiye alınmadığını gösteriyor.

    Uluslararası anlaşmalar neden sonuç vermiyor?
    Birleşmiş Milletler, 2022 yılında plastik kirliliğine karşı yasal bağlayıcılığı olan bir küresel anlaşma hazırlanması için süreç başlattı. Ancak 2024’te Busan’da ve 2025’te Cenevre’de yapılan kritik toplantılar sonuçsuz kaldı. Anlaşma metni üzerinde hâlâ uzlaşı sağlanabilmiş değil. Nedeni ise oldukça açık: Bazı ülkeler ve güçlü plastik endüstrisi lobileri, üretimin sınırlanmasına karşı çıkıyor. Plastik üreticisi ülkeler ekonomik kayıp yaşayacaklarını öne sürüyor. Bu durum, çevresel sorumluluk ile ticari çıkarlar arasındaki çelişkinin küresel düzeyde nasıl kilitlenmeye yol açtığını gösteriyor.

    Tüketici davranışı da yeterince hızlı değişmiyor
    Farkındalık artsa da günlük hayatlarımızda plastik kullanımı devam ediyor. Market alışverişlerinden gıda siparişlerine, kıyafetten teknoloji ürünlerine kadar neredeyse her şey plastik ambalajlarla geliyor. Alternatif ürünler hâlâ pahalı ya da bu ürünlere ulaşılması zor. Devletlerin yönlendirmesi, üreticilerin dönüşümü ve tüketicilerin alışkanlıkları aynı anda değişmeden, bu sorunun çözülmesi mümkün görünmüyor. Plastik kirliliği, teknolojiyle ya da bilgiyle değil, politik ve ekonomik tercihlerle büyüyor. Sorunun çözülememesinin nedeni bilinmezlik değil, aksine bildiklerimizin uygulanmıyor oluşu.

Çocuklar İçin

Keşfet ? Öyküler Kitap Kurdu