YUKARI

Sürdürülebilir Yaşam

Eklenme Tarihi: 27 Nisan 2026

Kimyasal geri dönüşüm plastik krizini çözmüyor, erteliyor

  • Kimyasal geri dönüşüm tesisleri plastik atığın yalnızca yüzde 0,1-6'sını yeni plastik yapıyor. Gerçek verilerle endüstrinin vaatlerini inceliyoruz.

    Plastik endüstrisi son yıllarda “kimyasal geri dönüşüm” kavramını öne çıkarıyor. Vaatlere göre bu teknoloji, klasik yöntemlerle geri dönüştürülemeyen plastik atıkları yeni plastiklere dönüştürebiliyor. Ancak veriler, bu vaatlerle gerçek arasında ciddi bir fark olduğunu gösteriyor.

    Gerçekte ne oluyor?
    2023’te ABD Enerji Bakanlığı’na bağlı Ulusal Yenilenebilir Enerji Laboratuvarı’nın yaptığı çalışma, piroliz tesislerinin plastik atığın yalnızca yüzde 0,1 ila yüzde 6’sını yeni plastik hammaddesine dönüştürebildiğini ortaya koydu.
    2024’te Kaliforniya Başsavcısı’nın ExxonMobil’e açtığı davada, şirketin Teksas’taki tesisinde bu oranın en fazla yüzde 8 olduğu iddia edildi. Geri kalan büyük bölüm yakıta dönüştürülüyor ve yakılıyor.
    ExxonMobil, milyonlarca pound plastik atığı işlediklerini açıkladı. Ancak bu çıktının ne kadarının yeniden plastik üretiminde kullanıldığı net değil.

    Kimyasal geri dönüşüm nedir?
    Kimyasal geri dönüşüm, plastik atıkları yüksek sıcaklıklarda oksijensiz ortamda ısıtarak kimyasal yapılarını değiştiren işlemleri kapsıyor. En yaygın yöntem piroliz.
    Bu süreçte plastikler parçalanarak yeniden hammaddeye dönüştürülmek isteniyor. Endüstri bu yöntemi “gelişmiş geri dönüşüm” olarak tanımlıyor ve karışık ya da kirli plastiklerin de değerlendirilebileceğini savunuyor.

    Ne vaat ediliyor?
    Şirketler bu teknolojinin plastik atıkları yeni plastik ürünlere dönüştürebileceğini ileri sürüyor. Bu da teoride kapalı bir döngü anlamına geliyor.
    Bu söylem, artan plastik üretimi eleştirilerine bir yanıt olarak sunuluyor. Geri dönüşüm kapasitesi artarsa üretimin de sürdürülebileceği iddia ediliyor.

    Tesisler neden zorlanıyor?
    ABD’de 2025 başı itibarıyla sekiz kimyasal geri dönüşüm tesisi faaliyet gösteriyor. 2024 yılında dört tesis teknik ve finansal sorunlar nedeniyle kapandı.
    Süreç yüksek sıcaklık gerektiriyor ve enerji yoğun. Aynı zamanda maliyetler mekanik geri dönüşüme göre daha yüksek.
    2021-2024 arasında üç piroliz tesisi yaklaşık 2 milyon pound tehlikeli atık üretti. Bu atıklar ayrı olarak bertaraf edilmek zorunda kaldı.

    Küresel tablo ne söylüyor?
    Dünya 2022’de 437 milyon ton plastik üretti. Bunun yalnızca yüzde 9’u geri dönüştürüldü.
    Plastik atıkların yaklaşık yüzde 40’ı çöplüğe gidiyor, yüzde 34’ü yakılıyor. Geri dönüşüm oranı yıllardır sınırlı bir artış gösteriyor.
    ABD’de plastik geri dönüşüm oranı yüzde 5 ila 6 seviyesinde.

    Türkiye’de durum ne?
    Türkiye’de plastik geri dönüşüm oranı 2020 civarında yüzde 13 seviyesindeydi. Sıfır Atık kapsamında bu oranın artırılması hedefleniyor.
    Ülkede henüz aktif bir kimyasal geri dönüşüm tesisi bulunmuyor. Plastik atıklar çoğunlukla mekanik yöntemlerle işleniyor.
    Türkiye aynı zamanda plastik atık ithalatçısı. Bu atıkların bir kısmı geri dönüştürülürken, bir kısmı çevresel risk oluşturuyor.

    Bu tablo ne anlama geliyor?
    Mevcut veriler, kimyasal geri dönüşümün bugün için plastik krizine ölçeklenebilir bir çözüm sunmadığını gösteriyor. Düşük verim, yüksek maliyet ve enerji ihtiyacı bu teknolojinin yaygınlaşmasını sınırlıyor.
    Aynı zamanda küresel ölçekte plastik üretimi artarken geri dönüşüm oranlarının sınırlı kalması dikkat çekiyor. Bu durum, sorunun yalnızca atık yönetimiyle çözülemeyeceğini ortaya koyuyor.
    Plastik üretimi, tasarımı ve tüketimi birlikte ele alınmadan kalıcı bir çözüm mümkün görünmüyor.

    Kaynaklar:
    National Renewable Energy Laboratory, 2023
    Nature Communications Earth & Environment, 2025
    NRDC, 2024-2025
    ACS Sustainable Chemistry & Engineering, 2024

Çocuklar İçin

Keşfet ? Öyküler Kitap Kurdu