YUKARI

İklim Değişikliği

Eklenme Tarihi: 19 Ocak 2026

‘Bana olmaz’ algısı küresel iklimle mücadeleyi zorlaştırıyor

  • “Bana olmaz” algısı iklimle mücadeleyi zayıflatıyor. Araştırmalara göre bireylerin çoğu iklim riskini başkalarına göre daha düşük görüyor.

    Araştırmacılar, insanların iklim değişikliğinin başkalarını kendilerinden daha fazla etkilediğine inanmasının, küresel ısınmayla mücadeleyi zorlaştıran bir 'psikolojik yanlılığa' işaret ettiğini söylüyor. İsveç’teki Göteborg Üniversitesi’nden araştırmacılar, ABD, Asya ve Avrupa’dan katılımcıların yer aldığı 17 ülkede yapılmış, 70 binden fazla kişiyi kapsayan 83 çalışmayı analiz etti. İngiliz Nature Sustainability dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, iklim krizinin sonuçları ciddiye alındığında bile, iklimle bağlantılı riskler sistematik biçimde, olduğundan düşük algılanıyor.

    Avrupa küresel ortalamanın iki katı hızla ısınıyor
    Göteborg Üniversitesi’nin analizi katılımcıların yüzde 65’inin iklim değişikliğinden etkilenme riskini başkalarına kıyasla daha düşük gördüğünü ortaya koydu. Bilim insanlarına göre bu algı, bireylerin artan sıcaklıklarla mücadele etme isteğini zayıflatabiliyor. Araştırmacılar, bu 'Bana olmaz” düşüncesinde karşılaştırma yapılan grubun belirleyici rol oynadığını vurguluyor. Risk algısının en fazla, insanların kendilerini ‘genel olarak başkalarıyla’ yani kendi vatandaşları, tüm insanlık ya da iklim riski daha düşük ülkelerle kıyasladığında çarpıtıldığı belirtiliyor. Bu etki en çok Avrupa’da gözlemlendi. Oysa Avrupa, küresel ortalamanın yaklaşık iki katı hızla ısınıyor. Geçen yıl bu durum, aşırı hava olaylarının sıklığını ve şiddetini artırarak en az 126 milyar euro’luk kısa vadeli ekonomik kayba yol açtı ve binlerce insanın ölümüne neden oldu.

    Doğrudan deneyim etkiyi azaltıyor
    Analize dahil edilen 83 çalışmanın 81’inde katılımcılar gerek aşırı hava olayları gerekse genel iklim riskleri açısından kendi risklerini başkalarından ya da ortalamadan daha düşük değerlendiriyor. Göteborg Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden kıdemli öğretim üyesi Pär Bjälkerbring, “Sadece iki çalışmada bu etkiyi görmedik; bunlar Çin ve Güney Kore’de iklim değişikliğinin sonuçlarını doğrudan yaşayan çiftçilerle yapılan araştırmalardı. Bu da doğrudan deneyimin bu etkiyi azalttığını gösteriyor” diyor.

    İklim risklerine dair algımız ‘sınırlı ve hatalı’
    Araştırmacılara göre bulgular, iklim risklerine dair algımızın ‘sınırlı ve hatalı’ olduğunu, bunun, gerekli iklim adımlarını geciktirebileceğini ortaya koyuyor. Göteborg Üniversitesi’nden bir diğer psikoloji uzmanı Magnus Bergquist ise şunları söylüyor: “İnsanlar iklim değişikliğinin gerçek risklerini kabul etse bile, bu risklerin esas olarak başkalarını etkilediğini düşünme eğiliminde. Bu psikolojik yanlılık, en kötü ihtimalle iklim uyumu ve azaltım çabalarını yavaşlatabilir.”

Çocuklar İçin

Keşfet ? Öyküler Kitap Kurdu