YUKARI

İklim Değişikliği

Eklenme Tarihi: 14 Nisan 2026

Islak termometre sıcaklığı nedir?

  • Sıcaklık ve nem birleştiğinde insan vücudu ne zaman kendini soğutamaz hale gelir?

    Termometre 40 derece gösteriyor. Bir yerde bu dayanılabilir, bir yerde tahammül edilemez. Fark nedir? Nem. Sıcaklık ve nemin birlikte yarattığı etki, ıslak termometre sıcaklığı olarak ölçülüyor ve bu değer insan sağlığı için kritik önem taşıyor.
    İklim değişikliği tartışmalarında genellikle kuru hava sıcaklığına odaklanılıyor. Oysa insan vücudu için asıl tehlikeli olan, sıcaklık ve nem kombinasyonu. Islak termometre sıcaklığı bu kombinasyonu ölçüyor ve bilim dünyası son yıllarda bu kavrama yoğunlaşıyor.

    Islak termometre sıcaklığı nedir?
    Islak termometre sıcaklığı, sıcaklık ve nemin birlikte yarattığı etkiyi ölçen bir değer. İsmi, nemli bir bezle sarılmış termometrenin gösterdiği sıcaklıktan geliyor.
    Normal termometre havadaki kuru sıcaklığı ölçer. Islak termometre ise insan vücudunun terleme yoluyla soğuma kapasitesini gösterir. Terlediğimizde vücudumuz su buharlaştırarak ısı kaybeder. Ama hava çok nemliyse ter buharlaşamaz, vücutta kalır. Serinleme mekanizması çalışmaz.
    Örnek: 40 derece sıcakta yüzde 40 nem varsa ıslak termometre sıcaklığı 29 derece civarındadır. Aynı sıcaklıkta yüzde 80 nem olduğunda bu değer 37 dereceye çıkar. İkinci durumda vücut artık kendini soğutamaz.

    35 derece eşiği neden kritik?
    İnsan vücudu yaklaşık 37 derece iç sıcaklıkta çalışıyor. Metabolik faaliyetler sürekli ısı üretiyor ve bu ısının atılması gerekiyor. Vücut bunu ter buharlaştırarak yapıyor.
    2010 yılında yapılan bir çalışma, 35 derece ıslak termometre sıcaklığını teorik bir üst sınır olarak belirledi. Bu eşikte, genç ve sağlıklı bir insan bile gölgede, minimal aktiviteyle, vantilatör yanında bile olsa vücut ısısını düşüremiyor. Çünkü deri sıcaklığı 35 derecenin üzerine çıkamaz. Bu sıcaklıkta vücut ile hava arasındaki sıcaklık farkı ortadan kalkıyor. Vücut ısı atmak yerine ısı almaya başlıyor.
    Ancak 2022'de Penn State Üniversitesi'nde yapılan laboratuvar testleri bu eşiğin daha düşük olduğunu gösterdi. Genç ve sağlıklı katılımcılarla yapılan deneylerde, 31 derece ıslak termometre sıcaklığında bile vücut strese girmeye başladı. Bu, tehlike eşiğinin düşündüğümüzden yüzde 10-15 daha düşük olduğu anlamına geliyor.

    Dünyada hangi bölgeler etkileniyor?
    2005'ten bu yana 35 derece ıslak termometre sıcaklığı dokuz kez aşıldı. Pakistan, Basra Körfezi, Meksika ve Avustralya'da kısa süreler için bu eşik geçildi. NASA verilerine göre, 27 derece üzeri ıslak termometre sıcaklığı vakaları son 40 yılda üç katına çıktı.
    2024 yılında Mekke, Bangkok ve Phoenix'te kritik eşikler aşıldı. 2025 başında Avustralya Ulusal Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırma, son altı büyük sıcak hava dalgasında yaşam için elverişsiz koşulların oluştuğunu gösterdi. Bu olayların beşinde bin kişiden fazla can kaybı yaşandı.
    Güney Asya ve Basra Körfezi en riskli bölgeler. Pakistan'ın Larkana kentinde 2015'te, İran'ın Bandar-e Mahshahr kentinde ise aynı yıl ıslak termometre sıcaklıkları 34,7 dereceye ulaştı. Suudi Arabistan'ın Dahran kentinde 2003'te 35 derece nem noktası kaydedildi.

    Türkiye'de durum ne?
    Türkiye'de henüz 35 derece ıslak termometre sıcaklığı kaydedilmedi. Ancak 2024 yılında International Journal of Climatology'de yayınlanan bir araştırma, Türkiye'nin gelecekteki riskini değerlendirdi.
    Çalışma, İstanbul ve İzmir'in en yüksek risk altındaki şehirler olduğunu gösteriyor. Her iki şehir de kıyıda yer alıyor ve yüksek nem seviyeleri yaşıyor. İstanbul'da bazı günlerde nem yüzde 80'e kadar çıkıyor. 2024 yazında Güney ve Güneydoğu Anadolu'da termometreler 40 derecenin üzerine çıktı. Yüksek nem bu bölgeleri risk altına sokuyor.
    Projeksiyonlara göre, Türkiye topraklarının yüzde 56'sı 2081-2100 döneminde ciddi ısı stresi yaşayacak. Ege ve Akdeniz kıyıları, İstanbul çevresi ve Güneydoğu Anadolu en fazla etkilenecek bölgeler arasında.

    Gelecek projeksiyonlar
    İklim modelleri, 35 derece ıslak termometre sıcaklığının 2050'ye kadar bazı bölgelerde düzenli olarak aşılacağını gösteriyor. Güney Asya, Basra Körfezi ve Kızıldeniz çevresi 2050'ye kadar; Doğu Çin, Güneydoğu Asya ve Brezilya'nın bazı bölgeleri ise 2070'e kadar bu eşiği geçebilir.
    Amerika Birleşik Devletleri'nin bazı eyaletleri de risk altında. Arkansas, Missouri ve Iowa gibi Ortabatı eyaletlerinde önümüzdeki 50 yıl içinde kritik eşiğin aşılması bekleniyor.
    Sahra-altı Afrika'nın 2100'e kadar en yüksek riskli bölge haline gelebileceği tahmin ediliyor. Düzeltilmiş iklim modellerine göre, bu bölgede 35 derece üzeri ıslak termometre sıcaklıkları beklenenden daha sık görülebilir.

    Adaptasyon ve çözümler
    Islak termometre sıcaklığının yüksek olduğu dönemlerde bu koşullarda dışarıda bulunmak risk oluşturur. Klimasız ortamlarda bu koşullar özellikle tehlikeli. Vantilatörler sadece havayı hareket ettiriyor, ıslak termometre sıcaklığı 35 derecenin üzerindeyse yardımcı olamıyor.
    Kentsel planlama önem kazanıyor. Yeşil alanlar, gölge sağlayan ağaçlar ve su yüzeyleri yerel ıslak termometre sıcaklığını düşürebiliyor. İstanbul ve İzmir gibi riskli şehirlerde ısı stresi haritaları oluşturulması ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi gerekiyor.
    İklim değişikliğinin sınırlandırılması en temel çözüm. Küresel ısınma 1,5 derecede tutulabilirse, tropik bölgelerin çoğunun 35 derece eşiğine ulaşması engellenebilir. Mevcut emisyon seviyesi devam ederse, yüz milyonlarca insan önümüzdeki birkaç on yıl içinde yaşam için elverişsiz koşullarla karşılaşabilir.
    Isı artık sadece rahatsızlık değil, bazı koşullarda yaşamsal bir sınır.

    Kaynak:
    Penn State University 2022, NASA 2024,
    Australian National University 2025,
    International Journal of Climatology 2024,
    Science Advances 2020, PNAS 2023

Çocuklar İçin

Keşfet ? Öyküler Kitap Kurdu