YUKARI

İklim Değişikliği

Eklenme Tarihi: 09 Mart 2026

İklim krizi çobanların geçimini tehdit ediyor

  • İklim krizi meraları daraltıyor. Araştırmalara göre 2100’e kadar otlatma alanlarının yarıya yakını kullanılamaz hâle gelebilir ve milyonlarca çoban geçimini kaybedebilir.

    İklim krizi yalnızca şehirleri ve sanayiyi değil, kırsal yaşam biçimlerini de derinden etkiliyor. Özellikle hayvancılıkla geçinen topluluklar için meraların geleceği giderek daha belirsiz hale geliyor. Araştırmalar, iklim değişikliğinin dünya genelinde otlatma alanlarını daraltarak milyonlarca insanın geçim kaynağını riske atabileceğini gösteriyor.
    Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), meraların sürdürülebilir gıda üretimi ve ekosistemlerin korunmasındaki rolüne dikkat çekmek amacıyla 2026 yılını “Mera ve Çobanlar Yılı” ilan etti. Bu karar, meraların yalnızca hayvancılık için değil, aynı zamanda ekosistem dengesi için de kritik bir öneme sahip olduğunu vurguluyor.

    Meralar gezegenin yarısını kaplıyor
    Meralar, çayırlar ve savanlardan çöllere ve dağlık bölgelere kadar uzanan geniş ekosistemleri kapsıyor. Bu alanlar dünya kara yüzeyinin yaklaşık yarısını oluşturuyor.
    Meralar yalnızca hayvanların otlatıldığı alanlar değil. Aynı zamanda karbon depolama, su döngüsünü düzenleme ve biyoçeşitliliği koruma gibi önemli ekosistem hizmetleri sağlıyor. Birçok toplum için meralar aynı zamanda kültürel mirasın ve geleneksel yaşam biçimlerinin de parçası.
    Ancak kuraklık, sel, toprak bozulması ve artan hayvan hastalıkları bu alanların sürdürülebilir kullanımını giderek zorlaştırıyor.

    Otlatma alanlarının yarısı risk altında
    Potsdam İklim Etkileri Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan bir çalışma, iklim değişikliğinin küresel ölçekte mera alanlarını ciddi biçimde azaltabileceğini ortaya koyuyor.
    Araştırmaya göre, 2100 yılına kadar otlatma için uygun alanların yüzde 36 ila 50’si elverişsiz hale gelebilir. Bu durum hayvancılık faaliyetlerini doğrudan etkileyebilir.
    Aynı çalışmaya göre, büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısında 1,4 ila 1,6 milyar arasında azalma yaşanabileceği tahmin ediliyor. Bu değişim, kırsal bölgelerde yaşayan ve geçimini hayvancılıkla sağlayan milyonlarca insanın ekonomik olarak kırılgan hale gelmesine yol açabilir.

    Etkiler bölgelere göre değişiyor
    İklim krizinin meralar üzerindeki etkisi tüm bölgelerde aynı olmayacak. Bazı bölgelerde mera alanları artış gösterebilirken, birçok bölgede ciddi kayıplar yaşanması bekleniyor.
    Avrupa’da mera kaybının yüzde 87 ila 95 arasında olabileceği tahmin ediliyor. Okyanusya’da bu oran yüzde 37 ila 66, Afrika’da yüzde 16 ila 65 ve Güney Amerika’da yüzde 34 ila 50 arasında değişebilir.
    Afrika’da Sahel bölgesi ve Kongo Havzası gibi önemli otlatma alanlarının aşırı sıcaklık nedeniyle kullanılamaz hale gelebileceği belirtiliyor. Güney Amerika’da otlatma alanlarının güneye kayması beklenirken, Asya’da ise otlatma faaliyetlerinin doğudan batıya ve daha yüksek rakımlara kayabileceği öngörülüyor.

    Kırılgan topluluklar daha fazla risk altında
    Araştırmalar, iklim krizinin etkilerinin eşit şekilde dağılmadığını gösteriyor. Olumsuz etkilerin büyük bölümü düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşayan topluluklar üzerinde yoğunlaşıyor.
    Verilere göre etkilerin yüzde 85’i orta ve düşük gelirli ülkelerde yaşayan insanlar üzerinde görülecek. Aynı zamanda yüksek cinsiyet eşitsizliğine sahip ülkelerde yaşayan topluluklar da daha kırılgan durumda.
    Yaklaşık 130 milyon kişinin Afganistan, Kenya, Etiyopya, Somali, Yemen, Çad ve Güney Sudan gibi ciddi açlık riski bulunan ülkelerde yaşadığı belirtiliyor.

    Uyum politikaları kritik önem taşıyor
    Uzmanlara göre iklim krizinin meralar üzerindeki etkilerini azaltmak için güçlü politika araçlarına ihtiyaç var. İklime uyumlu hayvancılık sistemleri, uluslararası iş birliği ve sosyal destek mekanizmaları bu süreçte önemli rol oynayabilir.
    Araştırmacılar, otlatma için uygun iklim koşullarının daraldığı bölgelerde ekonomik ve sosyal etkileri azaltmanın ancak uzun vadeli politikalarla mümkün olabileceğini vurguluyor.
    Meraların korunması yalnızca hayvancılığın geleceği için değil, aynı zamanda gıda güvenliği ve ekosistem dengesi açısından da kritik bir mesele olarak görülüyor.

    Kaynak: Bianet

Çocuklar İçin

Keşfet ? Öyküler Kitap Kurdu